Whatsapp Whatsapp
Telefon Hemen Ara

Jinekomasti

İnsanların yaşamında kimi zaman hiç beklemedikleri zamanlarda hiç beklemedikleri sorunlar ortaya çıkabiliyor. Kadınlar için de erkekler için de daha önceden belki adı hiç bilinmeyen sorunlar ortaya çıkabiliyor. Nitekim erkeklerde sıklıkla görülen ve kimi zaman çok da önemsenmeyen sorunlardan bir tanesi tıp dilindeki ifade ile jinekomasti. Bu terimin halk arasında bilinen ismi ise erkeklerde göğüs yani meme büyümesidir. Normal göğüsten bir anda memenin bir veya ikisinin daha büyük hale gelmesine verilen tıbbi adlandırmadır.

Problemin Nedenleri Nelerdir?

Erkeklerde meme büyümesi yani jinekomasti görülmesinin temel nedenleri şunlardır:

  • Aşırı düzeyde ve düzenli olarak sigara ve alkol tüketilmesi
  • Hipertansiyon
  • Erkeklerin vücudunda yaşanan bir takım hormonal değişiklikler
  • Kullanılan kimi ilaçların yan etkileri
  • Tüm bunların yanı sıra tıpkı ilaçlar gibi kimi kullanılan kozmetik ürünleri de böylesi sorunlara yol açabilmektedir. Özellikle bazı cilt bakım ürünleri ve şampuanlar bu soruna yol açabilmektedir.

Temel Belirtileri Nelerdir?

Bu erkekler için hayati önem gösteren sorunun belirtileri temel olarak şunlardır

  • En bariz belirtisi bir memenin diğerinden daha büyük olmasıdır
  • Meme uçlarında acı ve ağrı hissedilmesi
  • Yine memede daha önce görülmeyen bariz bir şişkinlik hali
  • Erkek memesinin daha hassas bir hale gelmesi
  • Göğüs ucunun hemen altında hissedilen yumru

Teşhiş Nasıl Konur?

Jinekomasti bu belirtilen ile kendisini ortaya koyarken tam olarak teşhisin konulabilmesi için bir takım testler yapılır. Ama bu testler yapılmadan önce ilgili uzman hekim sorunu yaşayan erkeğe belli başlı sorular sorarak konunun ne olduğunu anlamaya çalışır. Tam bir teşhis konulabilmesi için kan tahlilleri, mamografi, biyopsi, MR gibi yöntemler uygulayara böyle bir sorun gerçekten var mı yok mu anlamaya çalışır.

Tedavi İçin Ne Yapılmalıdır?

Eğer sonuç olarak böylesi bir teşhis konulur ise memenin durumuna göre aşağıdaki tedavi yöntemlerinden bir tanesi uygulanabilir

  • İlaç ile tedavi yapılması
  • Hormonsal bir tedavi yöntemi uygulanması

Tüm bu tedavilerin yeterli olmadığı durumlarda ise son çare olarak ameliyatla memelere müdahale edilmesi.

Metabolik Beslenme Bozuklukları

Beslenme bozukluğu vücudun gerek duyduğu besin ve besleyici maddelerle vücudun aldığı miktarlar arasındaki uyumsuzluğu ifade eder. Bu dengesizlik en büyük sıklıkla bu makalenin odak noktası olan yetersiz beslenmeyle ilişkili olmasına rağmen aşırı beslenmeye de bağlı olabilmektedir.

Kronik aşırı beslenme obezite ve karın bölgesinde yağlanma, glukozu işleme kabiliyetinde azalma (insulin direnci), dislipidemi ve  hipertansiyon ile karakterize metabolik sendroma yol açabilmektedir. Metabolik sendromu olan kişilerin tip 2 diyabet ve kalp-damar hastalığı geliştirme riskinin arttığı gösterilmiştir. Aşırı beslenmenin başka bir göreceli ve oldukça seyrek görülen bir şekli de vitamin veya mineral toksisitesidir. Genellikle besin alımından ziyade aşırı miktarda örneğin yüksek dozlarda yağda eriyen A vitamini katkısı alınmasına bağlıdır.  Toksisite belirtileri alınan maddeye, dozaşımının şiddet derecesine, akut veya kronik olup olmadığına bağlıdır.

Yaşamsal besleyici maddelerin biri veya birden fazlası vücudun normal gelişim ve işlevleri için gerekli miktarlarda bulunmadığında yetersiz beslenme oluşmaktadır. Yetersiz beslenme yetersiz alım, artan kayıplar, artan talep veya mevcut  besinlerdeki besleyici maddelerin sindirilme ve emilme kabiliyetini azaltan hastalıklar veya rahatsızlıklara bağlı olabilmektedir. Yeterince beslenme sabit bir gereksinme olmasına rağmen vücudun talepleri günden güne, yıldan yıla değişecektir.

Genelde  beslenme bozukluğu sıklıkla aylar veya yıllar boyunca yavaş yavaş gelişmektedir. Vücudun besleyici madde stoğu tükendikçe hücresel düzeyde değişiklikler oluşmaya başlayarak biyokimyasal süreçleri olumsuz etkileyebildiği gibi vücudun enfeksiyonlarla savaşma kabiliyetini zayıflatır. Zamanla aşağıdakiler gibi çeşitli belirtiler ortaya çıkmaya başlar:

  • Anemi
  • Kilo kaybı, kas kitlesinde azalma ve güçsüzlük
  • Kuru, pul pul olmuş deri
  • Ödem
  • Doğal rengini kaybetmiş saçlar
  • Kırılgan ve şekli bozuk (kaşık tırnak) tırnaklar
  • Kronik ishal
  • Yara iyileşmesinde yavaşlama
  • Kemik ve eklem ağrısı
  • Büyüme geriliği (çocuklarda)
  • Zihin bulanıklığı ve huzursuzluk gibi zihinsel değişiklikler
  • Guatr