Dermaterapi Nedir?

Dermaterapi, cildin üst tabakasında mikro kanallar açarak kök hücre ekstreleri ve vitaminlerin alt katmanlara ulaştırılmasını sağlayan bir yenileme yöntemidir. Genellikle dermaroller veya dermapen gibi cihazlar kullanılarak yapılan dermaterapi, cildin doğal iyileşme mekanizması tetiklenir. Bu işlem sayesinde kolajen üretimi artar ve cilt kendini hızla onarmaya başlar.

Sivilce izleri, genişlemiş gözenekler ve ince çizgilerin tedavisinde oldukça etkili bir medikal estetik prosedürüdür. Uygulama esnasında açılan binlerce mikro kanal, kullanılan tedavi edici serumların emilimini %200 oranında artırır. Kimyasal içermeyen doğal bir yöntem olması sebebiyle her cilt tipine güvenle uygulanabilir.

Dermaterapi Ne İşe Yarar?

Dermaterapi denince tek bir fayda saymak doğru olmaz, çünkü hedef kişinin ihtiyacına göre değişir. Bazı kişiler dermaterapiyi ciltteki matlık ve pürüzlü doku için araştırır; bazıları akne sonrası iz görünümünü yumuşatmak, bazıları da güneş lekesi ve ton eşitsizliğiyle başa çıkmak ister. Ortak hedef genellikle “daha dengeli, daha dayanıklı ve daha sağlıklı” bir cilt görünümüdür.

Cildin daha canlı görünmesi çoğu zaman yalnızca yüzeysel parlaklıkla ilgili değildir. Nem kaybı, bariyer zayıflığı ve düzensiz soyulma cildi yorgun gösterir. Dermaterapi protokolleri genellikle önce cildi yatıştırmayı, nemi ve bariyeri toparlamayı, sonra doku ve ton hedeflerine geçmeyi amaçlar. Bu yaklaşım, özellikle hassas ciltli kişilerde daha güvenli ve daha kontrollü bir ilerleme sağlayabilir.

Hangi Cilt Sorunlarında Etkilidir?

Dermaterapi, özellikle cilt yenileme ve onarımında etkili bir tedavi yöntemidir ve birçok farklı cilt sorununa karşı başarılı sonuçlar verir. Mikro iğneleme (microneedling) tekniğiyle uygulanan bu yöntem, ciltte kontrollü hasar oluşturarak kendini onarma sürecini tetikler.

Dermaterapinin etkili olduğu cilt sorunları şunlardır:

  • Akne ve akne izleri: Dermaterapi, cilt altındaki kolajen üretimini artırarak akne izlerinin görünümünü azaltır ve daha pürüzsüz bir cilt sağlar.
  • Genişlemiş gözenekler: Gözeneklerin sıkılaşmasına yardımcı olur, bu da cildin daha düzgün ve temiz görünmesini sağlar.
  • İnce çizgiler ve kırışıklıklar: Kolajen ve elastin üretimini uyararak yaşlanma belirtilerini azaltır ve cilt elastikiyetini artırır.
  • Cilt tonu eşitsizlikleri: Güneş lekeleri, hiperpigmentasyon ve cilt tonu farklılıklarını dengeleyerek daha homojen bir görünüm elde edilmesini sağlar.
  • Cilt sarkmaları ve elastikiyet kaybı: Özellikle yüz, boyun ve dekolte bölgesinde cilt sıkılaştırma etkisi sunar.
  • Çatlaklar (striae): Vücut çatlaklarının görünümünü azaltmak için karın, kalça ve bacak bölgelerinde de kullanılabilir.
  • Donuk ve mat cilt görünümü: Cildi yenileyerek daha parlak ve canlı bir görünüm kazandırır.
İlginizi Çekebilir!  PRP

Dermaterapi Nasıl Uygulanır?

Dermaterapi, cilt yüzeyine mikro iğnelerle serum veya vitamin kokteylleri enjekte edilerek uygulanır.

Bu işlem, dermaroller veya dermapen gibi mikro iğne cihazlarıyla gerçekleştirilir. Mikro kanallar açılarak cilt altına aktif içerikler doğrudan iletilir. Uygulama, kolajen üretimini artırır ve cilt yenilenmesini tetikler. Dermaterapi; akne izleri, lekeler, gözenekler ve kırışıklıklar için etkili bir yöntemdir. İşlem öncesi anestezik krem sürülerek ağrı hissi azaltılır.

Dermaterapi Uygulaması Ne Kadar Sürer?

Dermaterapi uygulaması, işlemin yapılacağı bölgenin genişliğine bağlı olarak ortalama 20 ile 45 dakika arasında tamamlanmaktadır. Uygulama öncesinde bölgeye sürülen lokal anestezik kremin etki etmesi için de yaklaşık 20 dakikalık bir ön hazırlık süresi gerekebilir. Toplamda bir saatinizi ayırarak tüm süreci konforlu bir şekilde tamamlamanız mümkündür.

İşlem süresini belirleyen ana faktör, cildin ihtiyaç duyduğu mikro kanal sayısı ve uygulanan serumun yoğunluğudur. Sadece yüz bölgesine yapılan işlemler kısa sürerken, boyun ve dekolte bölgesi dahil edildiğinde süre biraz daha uzayabilir. Seans sonunda uygulanan yatıştırıcı maske ise cildin hızla toparlanmasına yardımcı olur.

Dermaterapi Sonrası Nelere Dikkat Edilmeli?

Dermaterapi sonrası dikkat edilmesi gerekenler, cilt iyileşme sürecini hızlandırmak ve istenmeyen etkileri en aza indirmek için oldukça önemlidir. Bu dönemde cildi doğru şekilde korumak, tedavinin başarısını doğrudan etkiler.

Dermaterapi sonrası dikkat edilmesi gereken başlıca noktalar:

  • Güneşten korunma: Cilt hassaslaştığı için en az 1 hafta boyunca doğrudan güneş ışığına maruz kalmaktan kaçınılmalı. Geniş spektrumlu, yüksek koruma faktörlü (SPF 30 ve üzeri) güneş kremi mutlaka kullanılmalıdır.
  • Cilt temizliği: İşlem sonrası ilk 24 saat boyunca yüz yıkanmamalı, ardından nazik temizleyicilerle cilt temizlenmelidir. Alkol içeren veya tahriş edici ürünlerden uzak durulmalıdır.
  • Makyaj yapmamak: İşlemden sonraki ilk 24-48 saat makyaj yapılmamalı. Gözenekler açık olduğu için enfeksiyon riski artar.
  • Nemlendirme: Cildi yatıştıran ve nemlendiren ürünler kullanılmalı. Hyaluronik asit içeren serumlar bu dönemde cildi destekler.
  • Peeling ve asit içerikli ürünlerden kaçınma: AHA, BHA gibi kimyasal içerikli ürünler en az bir hafta kullanılmamalı. Cilt bariyeri zayıfken bu tür ürünler tahrişe yol açabilir.
  • Spor ve terleme: İlk 24-48 saat ağır egzersiz, sauna ve buhar banyosu gibi cildi terletecek aktivitelerden uzak durulmalı. Ter, ciltte tahrişe neden olabilir.
  • Ellerinizi yüzünüzden uzak tutun: Cilde dokunmak enfeksiyon riskini artırır. Steril olmayan temaslardan kaçınılmalıdır.
İlginizi Çekebilir!  Jawline Dolgusu

Faydaları Ne Zaman Görülür?

Dermaterapi etkisi kişiden kişiye değişir. Bazı kişiler ilk seanstan sonra ciltte belirgin bir aydınlık ve pürüzsüzlük hisseder. Ancak leke, akne izi, doku düzensizliği gibi konularda daha gerçekçi olan, sonuçların kademeli ilerlemesidir. Cilt yenilenmesi bir süreçtir; özellikle ton eşitsizliği hedefleniyorsa düzenli güneş koruması ve doğru ev bakımı şarttır.

Bazen kişiler “İlk gün çok güzel, bir hafta sonra eski haline döndü” diyebilir. Bu genelde cildin yüzey etkisiyle ilgilidir. Kalıcı iyileşme için dermaterapiyi bir kerelik bakım değil, cilt sağlığı planı olarak düşünmek gerekir.

Dermaterapi ile Medikal Cilt Bakımı Aynı mı?

Bu iki kavram sıklıkla birbirine karışır. Dermaterapi genellikle daha bütüncül bir yaklaşımı çağrıştırır; cildi yatıştırma, bariyeri güçlendirme, hedefe yönelik aktiflerle ilerleme ve gerektiğinde cihaz desteğiyle sonuçları artırma gibi adımları kapsayabilir. “Medikal cilt bakımı” ise klinik ortamda yapılan profesyonel bakımları tanımlamak için kullanılan daha geniş bir ifadedir. Pratikte birçok yerde benzer şeyler anlatılsa da, asıl önemli olan isim değil, planın cilde uygun ve güvenli şekilde yapılmasıdır.

Sık Sorulan Sorular

Dermaterapi Acıtır mı?

Dermaterapi uygulaması öncesinde bölgeye sürülen etkili uyuşturucu kremler sayesinde işlem sırasında ciddi bir acı veya ağrı hissedilmez. Mikro iğneleme yöntemiyle yapılan bu işlemde, sadece hafif bir karıncalanma veya batma hissi duyulması oldukça normaldir. Modern cihazlar ve ince iğne uçları sayesinde konfor seviyesi maksimum düzeyde tutulmaktadır.

Dermaterapi Sonrası Ciltte Neler Olur?

İşlem sonrası cilt genellikle daha temiz, daha pürüzsüz ve daha aydınlık görünür. Bazı kişilerde aynı gün hafif kızarıklık olabilir; özellikle hassas ciltlerde bu daha belirgin yaşanabilir. Gözenek temizliği yoğun yapıldıysa küçük noktasal kızarıklıklar veya hafif hassasiyet görülebilir. Bunlar çoğu zaman kısa sürede azalır.

Kaç Seans Yapılır?

Dermaterapi ve nem aşısı uygulamalarında ideal sonuçlar için genellikle 2 ile 4 hafta aralıklarla 3 veya 4 seans önerilmektedir. Cildin yıpranma durumu ve hedeflenen sonuca göre seans sayısı uzmandan uzmana veya kişiden kişiye değişiklik gösterebilir. Hafif sorunlarda tek seans bile fark yaratırken, derin izler veya aşırı kuruluk için paket programlar uygulanır.

Dermaterapi Akneye İyi Gelir mi?

Dermaterapi, aktif aknelerden ziyade geçmişteki sivilcelerin bıraktığı izlerin, lekelerin ve çukurların tedavisinde oldukça etkili bir yöntemdir. İşlem sırasında açılan mikro kanallar, cildin onarım mekanizmasını devreye sokarak akne skarlarının altını yeni dokuyla doldurur. Bu sayede cilt yüzeyi daha pürüzsüz ve homojen bir görünüme kavuşur.